INSIGHTS
In The Know.

Search by

Coca-Cola’nın taahhüt paketi

Eylül 2021Türkiye rekabet hukuku rejiminde yerini alalı henüz bir yıl olan taahhüt mekanizmasıyla, tespit edilen rekabet hukuku endişelerinin giderilmesi halinde Rekabet Kurulunun yürütmekte olduğu önaraştırma veya soruşturmalara son verilebileceği düzenlenmektedir. Kurulun 2 Eylül 2021 tarihli Coca-Cola Satış ve Dağıtım A.Ş. (“CCSD”) hakkındaki soruşturmasını sonlandırdığı kararı da taahhüt mekanizmasının işletildiği soruşturmalara en güncel örnek olarak karşımıza çıkmakta.

Kısaca özetlemek gerekirse, rakipler arasında fiyat tespiti, bölge veya müşteri paylaşımı ya da arz miktarının kısıtlanması gibi açık ve ağır ihlaller dışındaki iddialar bakımından teşebbüsler ve teşebbüs birlikleri, taahhüt paketleri sunarak dosyalarının kapanmasını talep edebilmekte. Taahhüt mekanizmasına ilişkin usul ve esaslar her ne kadar bu yıl yürürlüğe giren Taahhüt Tebliği[1] ile (detayları için ilgili yazımıza bakabilirsiniz) belirlense de geçen seneki kanun değişikliğinin ardından teşebbüslerin usulüne uygun olarak sundukları taahhütler sonucunda Kurul’un sonlandırdığı bazı soruşturmalar görmüştük.[2]

Bu dosyada[3] da Kurul, geçtiğimiz yıl; alkolsüz ticari içecekler pazarında birçok ürün kategorisi ile faaliyet gösteren CCSD’nin nihai satış noktalarında rakip ürünlerin satışını engelleyerek rekabet hukukunu ihlal ettiği iddiasıyla bir soruşturma başlatmıştı. 

CCSD’nin taahhüt başvurusu ve müzakerelerin ardından Kurul, sunulan taahhüt paketinin “rekabet sorunlarıyla orantılı, bu sorunları gidermeye elverişli, kısa sürede yerine getirilebilir ve etkili şekilde uygulanabilir olmasından hareketle”, ilgili taahhüt paketini bağlayıcı hale getirilerek soruşturmanın sonlandırılmasına karar verdiğini duyurdu.[4] 

Dosya kapsamında ilginç olan noktalardan biri, Rekabet Kurulunun 14 sene önce CCSD hakkında vermiş olduğu karara[5] ilişkin bir güncelleme getirmesi. Kurul, geçmiş kararında alkolsüz ticari içecekler sektörünü etraflıca ele almış ve gazlı içecekler bakımından hakim durumda olduğunu tespit ettiği CCSD’nin bu ürünlerde tek satıcılık anlaşması yapmasına (yani satış noktasının yalnızca CCSD ürünlerini bulundurması uygulamasına) son vermesine karar vermişti. 

İlgili karardaki en dikkat çeken nokta, rakibe ait soğutucu bulunmayan 100 m2 altındaki satış noktalarında CCSD mülkiyetindeki soğutucuların %20’sinin rakiplerin erişimine açılması yükümlülüğü öngörmesiydi. Fiili münhasırlık yaratması sebebiyle Kurul’un radarına giren bu uygulamalara Kurul, hem yakın tarihli Unilever[6] kararında (ilgili kararı merak edenler değerlendirmemize buradan erişebilir) hem de geçmiş tarihli Mey İçki[7] ve Efes[8] kararlarında belirli sınırlar getirmişti.

Kurul, 2007 tarihli CCSD kararı ile uygulanagelen soğutucuların %20’sinin rakip ürünlere ayrılması kuralının kapsamını genişleterek geleneksel satış kanalında 100 m2 altındaki noktalar ile yerinde tüketim kanalındaki noktalar bakımından, CCSD’ye ait içecek dolaplarının bu sefer %25’inin rakip ürünlerin erişimine açılmasını uygun buldu.

Hem 2007 tarihli CCSD kararında hem de Efes hakkında verilen 2008 tarihli kararda görüldüğü üzere söz konusu dönemde, dolap hacminin %20’sinin rakip ürünlere ayrılması rekabetin tesisi için yeterli görülmekteydi. Ancak yakın tarihli örneklerde rakiplere ayrılması gereken alanın genişlediğini görmekteyiz. Örneğin bu yıl vermiş olduğu Unilever kararında Kurul, Algida’nın dondurma pazarında hakim durumda bulunduğunu ve satış noktalarına sağladığı donduruculara rakip ürün yerleştirilmesinin yasaklanmasının fiili münhasırlığa yol açması sebebiyle dondurma dolaplarının %30’unun rakip dondurma ürünlerine açılmasına hükmetmişti. Benzer şekilde Kurul, 2017’de Mey İçki’nin de satış noktalarındaki raf diziliminin ve diğer teşhir alanlarının yalnızca %70’ine müdahale edebileceğine karar vererek kalan %30’luk kısmın rakiplere açılmasını sağlamıştı.

CCSD ürünlerine hem dolaplarda hem de raflarda yer verildiği göz önünde bulundurulduğunda eldeki dosya, teşebbüslere ceza verilen bu iki soruşturmada da belirlenen %30’luk sınırın altında (bununla birlikte geçmiş kararlardaki %20’lik sınırın da üstünde) bir hacmin, taahhüt paketi çerçevesinde kabul edilmiş olması bakımından dikkat çekiyor. Etkin rekabetin tesisi için rakiplere açılması gereken oranın hangi kriterlere göre değerlendirildiğine ilişkin ayrıntıları ve yorumlarımızı ise Kurul’un gerekçeli kararının yayımlanmasının ardından paylaşacağız.

Kabul edilen taahhüt paketi ise özetle aşağıdaki unsurları içermektedir: 

  • Tek sözleşme yerine üç ayrı sözleşme: “Kolalı içecekler”, “diğer gazlı ürünler” ve “gazsız ürünler” için ayrı ayrı sözleşmeler düzenlenecek. Yani bütün ürün yelpazesi için tek bir sözleşme akdedilmesi uygulaması bırakılarak üç ayrı sözleşme ile ilerlenecek.
  • İndirim, promosyon ve iskontolar sadece aynı tür içeceklerde geçerli olacak: Bu doğrultuda kolalı, diğer gazlı ve gazsız ürünlerin sözleşmeleri ile aromalı ve sade gazoz, su-soda, meyve suyu-buzlu çay, enerji içeceği, sporcu içeceği alt kategorileri ayrımı yapılacak. Başka bir deyişle, bir satış noktası CCSD’den kolalı içecek kategorisinde bir ürün satın aldığında, bu alıma ilişkin olarak CCSD’nin sağladığı fayda (bedelsiz ürün verilmesi gibi) farklı bir ürün kategorisinden olamayacak. Örneğin, kola alımı için promosyon olarak aromalı gazoz verilemeyecek.
  • Gazsız ürünlerde münhasırlık olamayacak: Bazı istisnai durumlar hariç olmakla birlikte CCSD, satış noktalarıyla gazsız ürünler bakımından da rakip firma ürünlerinin bulundurulamaması yönünde bir anlaşma gerçekleştiremeyecek.
  • Sözleşme süreleri 2 yılla sınırlı kalacak: Yeni belli istisnalar hariç tutulmak üzere, CCSD’nin süreli sözleşmeleri iki yıl ile sınırlı tutulacak ve miktarlı sözleşmelerinin yürürlüğünün iki yılı aşması halinde satış noktaları herhangi bir cezai şart ödemek durumunda kalmaksızın sözleşmesini feshedebilecek.
  • Dolabı olmayan rakip ürünlere yer verilecek: Satış noktasında CCSD haricinde bir rakibin dolabının mevcut olup olmamasına bakılmaksızın dolabı olmayan rakip ürünleri CCSD’nin dolaplarında %25 oranında yer alacak.
  • Alım şartlarına yeni düzenleme: “Düzenli ve sürekli satın almak suretiyle” ifadesi, sadece nakdi destek verilen satış noktalarına dair sözleşmelerde korunacak ve bunun dışında indirim, iskonto ya da promosyonlara ilişkin hükümler sözleşmelerden çıkarılacak. İlaveten bu ifadeye uyulmamasına ilişkin bir cezai şart da söz konusu olmayacak.
  • Bilgilendirme yükümlülüğü: CCSD hem tüketicileri hem de satış noktalarını taahhütlere ilişkin olarak bilgilendirecek.
  • Hâlihazırda devam eden sözleşmelere ilişkin düzenlemeler gerekçeli kararın tebliğinden itibaren bir yıl içerisinde, diğer taahhüt maddeleri bakımından uyum çalışmaları ise 31 Aralık 2021 tarihine kadar tamamlanacak.
  • Taahhüt metninin haricinde kalan hususlara ilişkin olarak, Rekabet Kurulunun 10.09.2007 tarihli gerekçeli kararı esas alınacak.

Rekabet Kurulunun aradan geçen yaklaşık 14 yıllık zaman diliminde sektördeki değişiklikleri dikkate alarak yeni düzenlemeler ile rekabetçi sorunların ortadan kaldırılmasının yerinde olacağına hükmettiğini anlıyoruz.

Yukarıda da belirttiğimiz üzere sunulan taahhütler çerçevesinde sonlandırılmasına karar verilen ilk soruşturma CCSD’ninki değil. Kurul daha önce Havaş; S Sistem Lojistik; MNG; Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği ve OSEM Sertifikasyon; Yemek Sepeti; Türk Hava Yolları ve Çiçeksepeti[9] hakkında yürütülen soruşturmaları da sunulan taahhütler çerçevesinde erkenden sonlandırmıştı. CCSD bakımından yürütülen soruşturmanın da bu şekilde kapatılması önümüzdeki dönemde de böyle örneklerin artacağının ve Kurul’un kısıtlı kaynağını daha etkin bir şekilde kullanabileceğinin işareti gibi duruyor.

Sonuç itibarıyla, CCSD’nin sunduğu taahhüt paketi doğrultusunda Kurul: 

  • soğutucu erişim kuralındaki yeni düzenleme ile satış noktalarında rakiplerin ürün bulundurma imkanının artmasını,
  • tüketicilerin satış noktalarında daha çok ürün seçeneğine kavuşmasını,
  • alt kategoriler dahil edilerek gazlı-gazsız ürün ayrıştırmasına gidilmesiyle ürün portföyü gücünden kaynaklı rekabetçi endişelerin giderilmesini,
  • rakipler ve satış noktaları bakımından ilgili pazarlarda rekabetçi unsurların karşılaştırılabilir hale gelmesini,
  • CCSD’nin yapacağı bilgilendirmeler sayesinde uygulanacak taahhütler bakımından farkındalık seviyesinin artmasını,
  • istisnai alanlar hariç olmak üzere sözleşme sürelerinin kısaltılmasıyla pazardaki rekabet seviyesinin yükselmesini ve
  • bazı istisnalar hariç, gazsız münhasırlığına son verilmesiyle ilgili pazarlardaki rekabet seviyesinin artmasını beklemektedir.

Konu hakkında daha detaylı bilgi için Av. Bulut Girgin (bgirgin@gentemizerozer.com), Av. Simru Tayfun (stayfun@gentemizerozer.com) ve Av. Orçun Horozoğlu (ohorozog@gentemizerozer.com) ile iletişime geçebilirsiniz.

_____________

[1] 16.03.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2021/2 sayılı Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar İle Hâkim Durumun Kötüye Kullanılmasına Yönelik Önaraştırmalarda ve Soruşturmalarda Sunulacak Taahhütlere İlişkin Tebliğ (“Taahhüt Tebliği”).

[2] Rekabet Kurulunun Havaş (05.11.2020, 20-48/655-287), S Sistem Lojistik (10.12.2020, 20-53/751-335), MNG (10.12.2020, 20-53/746-334), Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği ve OSEM Sertifikasyon (07.01.2021, 21-01/8-6), Yemek Sepeti (28.01.2021, 21-05/64-28), Türk Hava Yolları (11.03.2021, 21-13/169-73) kararları.

[3] Rekabet Kurulunun 02.04.2020 tarih ve 20-18/244-M sayılı kararı ile.

[5] Rekabet Kurulunun 10.09.2007 tarihli ve 07-70/864-327 sayılı CCSD Muafiyet kararı.

[6] Rekabet Kurulunun 18.03.2021 tarihli ve 21-15/190-80 sayılı Unilever kararı.

[7] Rekabet Kurulunun 16.02.2017 tarih ve 17-07/84-34 sayılı Mey İçki kararı.

[8] Rekabet Kurulunun 10.04.2008 tarih ve 08-28/321-105 sayılı Efes kararı.

[9] Rekabet Kurulunun 08.04.2021 tarih ve 21-20/250-106 sayılı Çiçeksepeti kararı.