INSIGHTS
In The Know.

  • Home
  • Insights
  • Bir Gecede Muafiyet Dışı Kaldık: Dikey Anlaşmalardaki Grup Muafiyeti Pazar Payı Eşiği %30’a Çekildi

Search by

Bir Gecede Muafiyet Dışı Kaldık: Dikey Anlaşmalardaki Grup Muafiyeti Pazar Payı Eşiği %30’a Çekildi

Kasım 2021 – 5 Kasım 2021 tarihinde uyanıp Resmî Gazete’yi açtığımızda rekabet hukukunda yıllardır bilinen bir ezberin değiştini gördük. Dikey anlaşmalara ilişkin grup muafiyet için 2002’den bu yana uygulanagelen %40’lık eşik %30’a düşürüldü. Bu değişikliğin ani bir şekilde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesi bir açıdan şaşırtıcı olmakla birlikte esasen  mehaz AB uygulaması ile uyumlu olduğu için beklenen bir düzenleme.

Bu değişikliğin esas muhatabı ise pazar payı halihazırda %30 ile %40 arasında kalan teşebbüsler. Zira pazar payları %30’un altındaki teşebbüslerin dikey anlaşmaları grup muafiyetinden yararlanmaya devam ediyor. Keza pazar payı %40’tan yüksek olan teşebbüslerin akdettikleri dikey anlaşmalar da halen grup muafiyetinin kapsamı dışında. Pazar payları %30 ve %40 arasında olan ve adeta Araf’ta kalan teşebbüsler açısından dağıtım kanallarıyla yapılan sözleşmelerin ve iş modellerinin hızlıca gözden geçirilmesinde fayda var. Zira yeni düzenleme altı aylık bir geçiş süreci öngörüyor.

Arka Plan – Muafiyet Rejimi

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“4054 Sayılı Kanun”) 4. maddesi altında, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri yasaklanmaktadır.

4. madde kapsamındaki anlaşmalar yatay ve dikey anlaşmalar olarak ele alınabilmektedir. Rakipler arasında yapılan anlaşmalar yatay anlaşmalar olarak nitelendirilerek daha riskli görülürken, tedarik zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren teşebbüsler arasında yapılan dikey anlaşmaların rekabeti kısıtlayıcı etkilerinin genellikle daha az olduğu ve hatta etkinlik yaratarak markalar arası rekabeti arttırabildikleri[1] kabul edilmektedir.

Rekabeti kısıtlayıcı amaç veya etkisi bulunabilecek anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birliği kararları, 4054 Sayılı Kanun’un 5. maddesinde belirtilen şartları sağlamaları halinde 4. madde hükümlerinin uygulanmasından muaf tutulmaktadır. İlgili şartlar aşağıdaki gibidir:

a) malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması,

b) tüketicinin bundan yarar sağlaması,

c) ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması ve

d) rekabetin yukarıda ifade edilen amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla sınırlanmaması

Rekabeti sınırlayıcı amaç veya etkiyi haiz bir anlaşmanın bireysel muafiyetten yararlanması için bu koşulların tümünün bir arada yerine gelmiş olması aranmaktadır. Ancak teşebbüsler bir anlaşmanın 4054 Sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediğinin ve/veya 4054 Sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında bireysel muafiyetten yararlanıp yararlanmadığının değerlendirmesini kendileri yapmakta serbesttirler.

Kanun’un 5. maddesiyle aynı zamanda Rekabet Kuruluna belirli konulardaki anlaşma türlerine grup olarak muafiyet tanınmasını sağlayan tebliğleri çıkarma yetkisi verilmiştir. Çıkarılan tebliğlerle, hukuki belirlilik ve pazar payı eşiklerinin altında kalan teşebbüsler için güvenli liman oluşturulmaya çalışılmıştır.

Buna uygun olarak Rekabet Kurulu tarafından, dikey anlaşmalara otomatik olarak grup muafiyeti tanınmasına ilişkin şartları düzenlemekte olan 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği (“2002/2 Sayılı Tebliğ”) çıkartılmıştır.  Bu kapsamda, 2002/2 Sayılı Tebliğ, belirli koşulları taşıyan dikey anlaşmalara grup muafiyeti tanıyarak 4054 Sayılı Kanun’un 4. maddesindeki yasaklamadan muaf tutmaktadır.

Dikey anlaşmaların 2002/2 Sayılı Tebliğ’de sağlanan grup muafiyetinden faydalanabilmesi için öncelikle bir pazar payı eşiği öngörülmüştür. Bu eşikle, 2002/2 Sayılı Tebliğ’in eski haline göre, sözleşmeye konu mal veya hizmet pazarında sağlayıcının (tek alıcıya sağlama yükümlülüklerinde hem alıcı hem sağlayıcının) payının %40’ı aşmaması şartıyla ilgili dikey anlaşmalar  grup muafiyetinden yararlanabilecektir. 2002/2 Sayılı Tebliğ, 2002 yılından bu yana, rekabet hukuku açısından dikey anlaşmalara uygulanan en temel metin olagelmiş ve pazar payı %40’ın altında kalan sağlayıcı teşebbüsleri otomatik olarak grup muafiyeti kapsamında olacağını düzenleyerek bu teşebbüsler açısından bir güvenli liman oluşturmuştur.

Yeni %30’luk Eşik ve Araf’taki Teşebbüsler

5 Kasım 2021 (Cuma) tarihinde 31650 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2021/4 Sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (“Yeni Tebliğ”) ile söz konusu %40’lık pazar payı, Avrupa Birliği’ndeki uygulamaya paralel olarak %30’a çekilmiştir. Yeni Tebliğ, pazar payı zaten halihazırda %40’ın üzerinde veya %30’un altında olan teşebbüsler için herhangi bir şey değiştirmeyecektir. Girişte de belirttiğimiz üzere, Yeni Tebliğ’in temel muhatabı halihazırda pazar payı %30 ile %40 arasında, tabir-i caizse Araf’ta kalan, teşebbüsler.

“Araf’ta kalan” teşebbüsler için 2021/4 Sayılı Tebliğ kapsamında altı aylık bir geçiş süreci öngörülmüştür. Buna göre, pazar payı %30 – %40 arasında kalan teşebbüsler, dikey kısıtlamalar içeren anlaşmalarının ihlal olarak değerlendirilmemesi için 6 aylık geçiş süresi içerisinde ilgili anlaşmaları 4054 Sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan bireysel muafiyet şartlarının tamamını karşılayacak şekilde düzenlemeleri gerekmektedir. Bu bağlamda, “bireysel muafiyet kararı almak” gibi bir zorunluluk bulunmamakla birlikte, hukuki belirliliğin sağlanabilmesi adına ilgili teşebbüslerin Rekabet Kurumuna bireysel muafiyet başvurusunda bulunarak, dikey anlaşmalarının 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesindeki muafiyet koşullarını taşıyıp taşımadığını tasdik edebilme imkanları bulunmaktadır.

Peki Araf’ta kalma ihtimali olduğunu değerlendiren teşebbüslerin bu geçiş sürecini verimli bir şekilde değerlendirmek adına bir sonraki adımları neler olabilir?

1) Rekabet Kurulunun geçmiş içtihadı kapsamında hangi ilgili ürün/coğrafi pazar tanımlarına göre pazar paylarının %30’un üzerinde olup olmadığının tespit edilmesi,

2) Söz konusu pazarlara konu mal ve hizmetlere ilişkin yapılan dikey anlaşmaların gözden geçirilmesi ve dikey kısıtlamaların tespit edilmesi,

3) İlgili anlaşmaların 4054 Sayılı Kanun’un 5. maddesinde yer alan bireysel muafiyet şartlarının tamamını karşılayıp karşılamadığının analizinin yapılması ve

4) Gerekli görülmesi halinde hukuki belirlilik sağlamak adına Kurum’a bireysel muafiyet başvurusu yapılması.

Konu hakkında daha detaylı bilgi için Av. Bulut Girgin (bgirgin@gentemizerozer.com) ve Av. Merve Öner Kabadayı (moner@gentemizerozer.com) ile iletişime geçebilirsiniz.

______

[1] Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz, para. 1